pazarlama kavramı

Kas 01

Bir profesör, yüksek lisans öğrencilerine pazarlama kavramlarını anlatıyordu:

1. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına giderek “Çok zenginim. Evlen benimle!” dediniz. Bu, doğrudan pazarlamadır.

2. Bir grup arkadaşınızla katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Arkadaşlarınızdan biri kızın yanına gitti ve sizi işaret ederek kıza “O çok zengin. Evlen onunla!” dedi. Bu, reklamdır.

3. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına gidip telefon numarasını aldınız. Ertesi gün arayıp “Çok zenginim. Evlen benimle!” dediniz. Bu, tele-pazarlamadır.

4. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Kalkıp kravatınızı düzelttiniz, ona doğru yürüyüp içkisini tazelediniz, arabanın kapısını açtınız, çantasını düşürünce eğilip aldınız, küçük bir gezinti teklif ettiniz ve sonra “Bu arada ben çok zenginim. Benimle evlenir misin?” dediniz. Bu, halkla ilişkilerdir.

5. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanınıza geldi ve “Duyduğuma göre çok zenginmişsiniz. Benimle evlenir misiniz?” dedi. Bu,marka bilinirliğidir.

Devamı >>

Babanın nasihat ve mirası

Eki 16

Toplantıya gideceğim. Baktım geç kalma ihtimalim var, bindim bir taksiye, muhabbetçi bir arkadaş.
O anlatıyor ben dinliyorum. Tam iş yerinin önüne geldik. Ankara’da Bakanlıklar.
Diyelim ki taksi parası 9.75 TL tuttu, ben 10 TL uzattım. Hani hepimizin yaşadığı sahne vardır ya, taksici üstünü arıyormuş gibi yapar, siz de para üstünü alabilmek için bir ayak dışarıda, inmemek için debelenirsiniz. Tam o sahne olacak.

Şoför, para üstü varmı diye aranmaya başladı. “Üstü kalsın kardeşim.” dedim.

Döndü bana doğru; “Vaktin var mı ağabey ?” dedi.

“Evet” dedim. (tek ayağım hala dışarda)

Dörtlülere bastı, trafik dört şerit akıyor, indi araçtan. Önde bir büfe var. Gitti oraya, bir şeyler konuşup geldi.

Devamı >>

Çatlak kova

Eki 03

Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.

Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.

Devamı >>

Çerez tabağı teoremi

Eki 01

Çerez tabağı teoremi-1
Galatasaray Lisesi’nden bir arkadaşım hâlâ evlenemedi. Geç…enlerde “Yeter artık evlen, evlen de çoluk çocuk sahibi ol” dedim. Aşağıdaki teoriyi aktardı:

Bir kuruyemiş tabağı kalabalık bir grubun önüne geldiği zaman sırasıyla önce antepfıstıkları, ardından bademler, sonra fındıklar gider. En sona beyaz ve sarı leblebiler kalır. Eğer belli bir yaşa kadar evlenmemişsen de durum farklı olmaz. Ya kalan leblebiler ve ayçekirdekleri ile idare edersin ya da olur ya bir fıstık bulurum diye tabağı karıştırır durursun..

Devamı >>

Mühendis Sevgilisi Olanlara Altın Öğütler

Mar 19

Mühendis Sevgilisi Olanlara Altın Öğütler

- Mühendis sevgili genel olarak muhaliftir.

- Mühendis sevgiliye ispat edemeyeceğiniz iddialarla gitmeyin, üzülürsünüz.

- Mühendis sevgili siz gözünün önünde bir halt yemedikçe kıskanmayacaktır, boşuna kıskandırmaya uğraşmayın.

Devamı >>

Mühendislik sözlüğü

Şub 25

Büyük bir teknolojik başarı:
( Açıklama : Yine çuvalladık.)

Yıllarca süren kapsamlı çalışmalar sonucunda geliştirildi:
( Açıklama : Kazayla keşfettik.)

Tasarımlar, izin verilen limitler dahilinde oldu:
( Açıklama : Birkaç kuralı esnettikten sonra güçbela başardık.)

Test sonuçları son derece memnuniyet vericiydi:
( Açıklama : İşe yarıyor ama nasıl oldu, anlamadık.)

Müşteri memnuniyeti sağlanmıştır:
( Açıklama : Programın öyle gerisindeyiz ki, müşteri eline ne geçerse geçsin
şükredecek.)

Yakın proje koordinasyonu:
( Açıklama : Bu işi başka birine yaptırmalıydık. En iyisi sorumluluğu paylaşalım.)

Devamı >>